SAKURA

Ali KUTAY

Maksat Fener'e Gol Olmasın!...



Bağlantılarım


» Ana Sayfa
» Profilim
» Site Haritası

Diğer Bloglarım


» Fenerbahçe
» Ali KUTAY
» SAKURA
Mail Listemize Üye Olun
Mail List Fenerbahçe


100 ncü Yıl Marşı Kıraç






Yazılar


» Bir baba hindi
» Bir şarkısın sen
» Mediha
» Fenerbahçe Forması
» 1985 Kan Gölü -1-
» 1985 Kan Gölü -2-
» 1985 Kan Gölü -3-
» Yoğurtçu Parkı
» Başarı ve Zeka
» Bütün Yazılar


MP3 ler


» Fenerbahçe Marş ve Şarkıları(mp3)
» Fenerbahçe Tezahüratları(mp3)
» İnanın Çocuklar mp3




Video ve Klipler


» 2005-2006 Klipler
» Bir baba hindi
» Video ve Klipler
» 2005-2006 En Güzel Goller
» Hakem Hataları




Wallpaper


» Duvar Kağıtları (1)
» Duvar Kağıtları (2)



Fenerbahçeli Yurtsever Yazılar


» Yazmasam olmazdı
» Asla Unutmayacağız
» Cumhuriyeti Sevmek
» Davul
» Eskiden Fenerbahçe






      SAKURA






























 
 

Yine yıkılacaksın Sodom ve Gomere…

 

Her şey ne kadar güzel… Yüzyıllık derbi. Heyecan var. Ateş var. Pozisyon var değil mi? Hele fakir mazlum edebiyatının son senaryosu içli içli yazılıp oynanıyor. Osman Bey “Bu çocuklar ne zor şartlar altında buralara kadar geldiler. Her şey onların hakkı diyor”. Sanki ben değilim okuyan 3 gün önce gazete manşetlerini…”Kralın gözyaşları hakemi de yendik” diye atan…

 

 

    

Sanki ben değilim Ankaragücü maçında Kaptanın kafasına atılan cep telefonunun fotoğrafını gören… Ben değilim Deniz Barış'ın oynayamaz kararını maçtan 2 saat önce bildiren... Ben değilim Diyarbakırspor kalecisinin yapmadığı faulle Necati'nin kendini attığını gören... Ben değilim 15 dakika da iki penaltının nasıl verildiğini gören... Ben değilim fikstürün bir an da nasıl değiştirildiğini gören… Hiçbiri değilim ben. Bu Sodom ve Gomere’ yi göremeyecek kadar salağım ben.


Çürümüş satırlarınızın arasında futbol analizleri. Fenerbahçe bastırıyor. Efendim Galatasaraylılar ilk golü çıkarmak için çok gayret sarf ettiler. O yüzden yoruldular. Fenerbahçeliler kendi sahalarından çıkamadılar. Tuncay da olmadı ya Alex’in ki olsaydı ne olacaktı. Her şey bir tesadüftü aslında öylesine bir futbol. Fenerbahçe orta sahası da, sahaya atılanlar da her şey bir rüyaydı. Ne oldu? Yıkılıverdi hayaller. Yıkılıverdi inançlar.


 

 


Oysa ne güzeldi verilen poh pohlar. En aslan takım. En centilmen. En hırslı. En azimli. En mükemmel. Tanrının tokadı yok öyle bir adalet ki hem yendiler hem elendiler. Fenerbahçe’yi yenebilecek kadar güçlüydüler ama nedense turu geçebilecek kadar değil… Fair play ödülünü alacak kadar centilmendiler ama sahaya atılan rezilliği göremeyecek kadar kör. Hadi şimdi gurur duyun taraftarınızla… Hadi en mükemmel seyirci bizde deyin. Hadi teşekkür edin bu tribünleri dolduran Galatasaraylılara. Hadi bir ekran mikrobu olarak önleyin fanatizmi? Kendi gerinizi görmeden atın çamuru… Aha işte size Sodom aha işte size Gomere… Kulakların çınlasın Rahmetli Yakup Kadri mütareke yıllarındaki işgal ordusunun basını bile bugünkü QTM’ den daha delikanlı daha objektif idi.


 


Utanmıyorsunuz değil mi? Bunca yalan dolana. Hadi itiraf edin… Utanmıyorsunuz. Kalemlerinizde vicdanınızın zerresi kaldıysa diyeceğim ama patronlarınız ne derse olur değil mi?

Yarın öbür gün diyeceksiniz ki futbolcunun kaçırdığından ben mi sorumluyum. Ya da hocanın oynattığı taktikten? Ben doğru ne gördüysem yazdım. Sen değil misin taraflı yayınınla beni tahrik eden? Sen değil misin taraflı yorum yapan? İyiler her zaman kazanır diyor bir reklam. Öyle ya yenildik. Nedense turu biz geçtik…

Günler öncesinden yazdık bu satırları… Kimi arkadaşımın maillerinde dediği gibi belki uzundu diye okunmadı direk sildi. Kiminin ise ignore listesindeydik. Kimi ise yine ne yazdı bu adam diye öylesine bir baştan bir sona baktı. Şimdi yine yazıyorum. İnternetin, alternatif meydanının savaşçıları çıkarın klavyelerinizdeki kelimeleri gömdüğünüz yerden. Bugün susmak Fenerbahçe’ye ihanettir. Neler yapabileceğimizi biz 2000-2001 de gördük. Ne para için yazan kalemşörlere ne de kartel patronlarının yalakalarına ihtiyacımız var. Biz bize yeteriz. Sabahın altısında yüzme havuzuna antremana oradan da okula gidip bu kulübün adını yaşatan çocuklar için kundaklayın içinizdeki Fenerbahçe Sevdasını…

Fenerbahçe için internette Don Kişot olun. Tribünlerde susmayan taraftar olun. Kulüpte sırtında taş taşıyan amele olun. Ama bu yangın sarsın yüreğinizi… Görün yüreğimizde ki yangını alın o ateşi ama hiç olmazsa bir kelime, bir satırınız düşsünün ekranlarımıza, mailing listlere… Fenerbahçe’yi kötüleyen Fenerbahçelileri gelecek yüzyılda unutsanız da, bir devri kapatıp bir devri açmanın şerefini onurunu yaşayın ama biz bilelim ki bu şeref, bu onur sadece size kalsın…

Tribünde omuz omuza durduklarım. Fenerbahçe şarkılarıyla kendimizden geçtiklerim. Yurtdışından şiir dökenlerim. Fenerbahçe için bir satırla kendinden geçenlerim. Sevdasının kavgasında olanlar düşmeyin sevdanızla kavgaya. Gün birlik günü gelin durun sizde yanımızda… Onların medyası varsa bizim de sevdamız var. Onların parası varsa bizim yüreğimiz. Hangi para satın alır bu sevdayı… Yakın yeniden yüreğinizde sevda ateşini çünkü yine yıkılacak Sodom, yine yıkılacak Gomere ve Fenerbahçe sevdalıların ateşiyle yeniden yine yıkanarak yepyeni bir güneş doğacak. Karanlığı boğacak şafak sizsiniz. Eliniz kolunuz bağlıysa “Çaresizseniz, Çare sizsiniz”.

Biz burada Gülhane Parkındayız.
Aydınlığın karanlığa savaşında, aydınlıktan yana tarafta ve inadına inattayız.

Bizim için Allah’ım ne olur biraz daha Fenerbahçe…
Gelecek nesiller için Sonsuza Kadar Yaşa Fenerbahçe…

Ali KUTAY


Tarih: 18:30, 12/4/2006 Kategori: Fenerbahce
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

Boşverin ya! Eskiden Fenerbahçe mi varmış?

 

 

 



Gun agirmaya baslamisti bogazin uzerine... Yuzbasi butun gece okudugu kitaptan basini kaldirdi cadirin girisinden bogaza dogru bakti bir yil onceki dusman taarruzunu dusundu. Olenleri onlarin geridi biraktiklarini... Yillar sonra bile anlatilacak olan inanilmaz olaylari bir daha yasadi.

“En on saftakilerin siperlerden hucuma kalkiyorlardi, onlar hucumdayken siperde bekleyenler bes dakika sonra oleceklerini bile bile husu icinde bekliyorlar bilenleri Kuran okuyorlar ve bilmeyenleri dua ediyorlardi. Hucum edenler sehit olunca siperdekiler cikarak hucuma tekrar devam ediyorlardi...” hatirladi.


 

 


Uzaklardan duyulan topcu atesleri arasinda cephenin kan ve barut kokusunu tekrar duydu... O vatanseverlik atesi birden butun benligini sardi ve damarlarinda akti. Yine olsa yine ayni seyi yapacaklardi. Basarili olamamamisti dusman simdi yeni cephelerde yeni kuvvet toplamak pesindeydiler... Biliyordu ki yine basaramayacaklardi.

Esi Zehra ne yapiyordu su anda acaba bir hafta once gelen son mektubunda kizi Leyla’nin konusmaya basladigini yazmisti. Dogdugundan beri gormemisti Leyla’yi...Kimbilir nasil seker bir seydi. Zehra her mektubunda sana cok benziyor diyordu ama babalik iste merak ediyordu...

İceri giren yedek subayin topuk selami ile birden daldigi derin dusuncelerden siyrildi.

- Yedek subay Arif! Musadeniz var mi Kumandanim?
- Buyrun Arif Bey?
- Bir maruzatim vardi kumandanim ...
- Nedir?
- İzniniz olursa iki gunlugune İstanbul’a gidip gelecektim.
- Hayirdir?
- Kumandanim malumunuz Galatasaray kulubuyle macimiz var ve ben olmazsam takim sahaya cikamaz ve mac oynanamaz.

Yuzbasi; boyu normalden biraz uzunca, kisa kesili saclari, kaytan biyiklari, goz cukurlari cokuk, elmacik kemikleri cikik, yuvarlak yuzlu ve cenesinin saginda bir beni olan bu atletik yapidaki gencecik yedek subayinin yuzune bakti. Cok iyi Fransizca bilen ve yuksek muhendislik egitimi almis olan Arif sessiz ve sakin kumandanin verecegi izni bekliyordu.

Futbol Osmanli icin yeni bir oyundu. Oyunu tam bilen Turk oyuncu bulmak ise cok zordu ozellikle kurulan İstanbul liginde azinliklarin kurdugu yabanci takimlara karsi mucadele ediliyordu. Ancak ozel mektepler de okuyan Turk gencleri bu oyuna cok merak salmisti. Bir cig gibi buyuyen sevgi orduya da bulasmisti. Bahriyeliler arasinda cok sevilen bir spordu futbol. Ordudaki rutbesi yuksek kumandanlarin bu spora destek vermesiyle ve son on yilda cok gelismisti. Ozellikle Talat Pasa’nin 1914 yilinda Progres’in ismini degistirerek Altinordu’yu desteklemesi İstanbul’daki aydinlarin ve saltanat dalkavuklarinin en sevdigi spor dali haline sokmustu futbolu...

Nitekim herkes cepheye gonderilirken Altinordu’lu futbolcular askerliklerini İstanbul’da yapiyor cepheye gitmiyorlar cuma gunleri esofmanlarini giyip maclara cikiyorlardi cunku Altinordu bir devlet takimiydi. Ne tuhaftir ki devlet takimi olarak gorulen desteklenen Altinordu’nun karsisinda basarisiz oldugu ezildigi tek takim vardi Fenerbahce... Daha onceden kendisine anlatilan (otomobil) Nuri hikayesi geldi aklina,

“Nuri varlikli bir ailenin cocuguydu ve askere gitmek istememis. Fenerbahce yonetimi ise Nuri’ye “sende herkes gibi dusmanla savasacaksin” demisti. Nuri askerlikten kacamayacagini anlayinca Fenerbahce yonetimini tehdit etmis “Eger biraz daha ustume gelirseniz Altinordu’ya giderim. Ben gidersem bircok kisiyi de beraberimde gotururum” demis. Fenerbahce Baskani Hamit Husnu Bey’de hiddetle masaya yumrugunu vurmus ve ofkelenerek "Haddini bil, Efendi... Fenerbahce'de senin gibi baska bir vatan haini bulamazsin. Cabuk bu kulupten defol.." demisti.

Ne yazik ki o sene ki sampiyon takimdan 6 futbolcu daha Altinordu’ya gecmis... Ve onlar giderken Fenerbahce Kaptani Galip Kulaksizoglu gidenlere “Ne siz, ne de sizlerin paşaları bu kulübü yıkamayacak! Sizler ve sizler gibilerin üç kuruşluk menfaate eğilen karakterleri ile bu kulüp yaşayacaksa ölsün daha iyi. Ağabeylerimiz ve bizler, bu kulübü sizin gibi alçaklara payanda olsun diye kurmadık. Haydi şimdi gidin ve askerliklerinizi Altınordu'nun gölgesinde, saray masalarında yapın. Bu vatan bizimdir, Altınordu sizin olsun..." demisti.

 

 

 

Fenerbahcenin Kurucularindan (uyelik sira nosu 4) ve ilk kaptani Galip KULAKSIZOGLU (sagda), Refik Osman (solda)

 

Aklina birden Arif Beyin iceri girmeden once dusundukleri geldi. İci titredi. Sehit dusen askerlerini, silah arkadaslarini dusundukce Fenerbahce Kaptanin soyledikleri anlami ne kadar buyuyordu “...Haydi simdi gidin ve askerliklerinizi Altinordu'nun golgesinde, saray masalarinda yapin. Bu vatan bizimdir, Altinordu sizin olsun...” . Tekrar bakti genc yedek subayinin yuzune demek Canakkale’de 250.000 sehiti futbol sahasinda temsil etmek bu genc cocuga kaldiydi. O sahada oynadigi oyunla belkide cephede kaldigindan cok daha fazlasini yapacakti...

- Gidebilirsiniz Arif Bey ama pazar gunu vazifenizin basinizda olacaksiniz?

- Sagolun!

Arif Bey yine bir topuk selami vererek sevincle tam cadirin disina cikacakti ki...
- Bir dakika Arif Bey!
Arif Bey geri dondu.
- Bundan sonra lutfen mac ile ilgili izin taleplerinizin Fenerbahce Kulupu tarafindan Umum Kumandanliktan alinmasinin uygun olacagi kanaatindeyim...Size her defasinda izin vermek sizde takdir edersiniz ki benim yetkilerim disindadir.
- Anlasildi efendim dedi ve cadirdan cikti.

Hemen yola cikmasi lazimdi yol yaklasik at sirtinda bir gunden fazla cekiyordu. Arkadaslarina “Allah’a emanet olun” dedi ve cikti yola. Arif Bey tek basina hic durmaksizin yol aliyordu. Canakkale İstanbul arasi aslinda cok tehlikeli olum kokan bir yoldu. Yolu uzerinde, daglara cikmis eskiyalik yapan, yoldan gelip gecenleri soyan ve can alan asker kacaklarina rastlayabilecegi gibi savastan kacmis dusman askeri artiklarinda rastlayabilirdi. Arada bir atini dinlendirmek ve yemek icin mola veriyor sonra devam ediyordu. Mac sabahi papazin cayirinda olacakti. Uykusuz, at ustunde bir yolculuktan sonra ayni gun maca cikacakti. Bir yerde vatani vardi bir yerde Fenerbahcesi...Ve Arif Beyin ikisine olan buyuk sevdasi...

1917 yilinin en uzun gecelerinden biriydi nerdeyse butun gece yol almisti artik sabah olmustu. Kusdilindeki beyaz binayi uzaktan gorunce icini garip bir sevinc kaplamisti. Rakip galatasaraydi. Kaptani Galip agabeyde Kirklareli’nden at sirtinda gelmisti. Kucaklastilar ve o sari lacivert 2 numarali formayi ustune giydi. Maca ciktilar. O gun 3-2 yenildi Fenerbahce...Tarih o gunu 1914-1922 yillari arasinda galatasarayin Fenerbahceye karsi aldigi tek galibiyet olarak yazacakti... Arif Bey ustunden 2 numarali formasini cikardi ve Kumandanina soz verdigi gibi 1917 nin en uzun gecesinde tekrar at sirtinda olume meydan okuyarak dustu yine yollara...


 

 


Papazin Cayirindan cepheye, cepheden Papazin Cayirina gidip geliyordu Arif Bey...Uzun yol nedeniyle bazi maclara cikamiyordu. Bu arada 1 nci Dunya Savasi kaybedilmis yurt isgal ediliyordu. Artik Kurtulus Savasi ve Kuva-i Milliye yillari baslamisti.

1919-1920 sezonu Union Clubun sahasinin dusman topcu birlikleri tarafindan isgali ve daha sonra da sahada tetanoz mikrobunun tesbiti yuzunden yarida kalmistir. İste bu ligin Fenerbahce ilk macini Anadoluhisari İdmanyurdu’yla oynanacaktir. Fenerbahce bu sezon artik Altinordu’nun onunde sampiyon olmak istiyordu. Savas yillarinda yuzbasi olan Arif Bey icin Umum Kumandanligindan izin alinmis hersey hazirdir. Mac saati geldigin de savasin en buhranli donemlerinde formasiicin gunlerce at sirtinda giden tulu tehlikeyi goze alan Arif bey yoktu. Kotu haber hemen yayilir Fenerbahce savunmasinin Canakkale gecilmezi, İstihkam Yuzbasi Emirzade Arif Bey Nigde Bor Ovasinda Sehit dusmustur.

Hemen tahta bir sandalye getirildi ve santra cizgisinin basladigi yere kondu. Ustune de Arif Beyin 2 numarali formasi... Elinde Altinordu gibi bir takima giderek askerlikten muaf olmak gibi bir imkani varken Sehit Yuzbasi Arif Bey zor olani vatanseverligi secmis ve cepheden maca mactan cepheye at sirtinda vatan savunmasiyla-Fenerbahce savunmasi arasinda mekik dokumustu. Fenerbahce o gun sahada 10 kisiydi ve Anadoluhisari İdmanyurdu’nu tarihinin en farkli skoruyla 11-1 maglup etti. Mac bitimi butun Fenerbahceliler Arifin formasi onunde durdu ve “Ruhun Sad Olsun Arif” dediler. Ertesi gun Sehit Arif Beyin ruhuna okutulan mevlutta klup binasi gelenleri almadi.


Arif Beyin sehit olusunun Fenerbahceliler uzerinde biraktigi derin yara Fenerbahcenin ve Fenerbahcelinin yuklendigi gorev olmustur. Arif Bey’in sehadetinden tam 1 yil sonra Fenerbahce Kulubu isgal kuvvetleri genel komutani general Harrington tarafindan 70 gun kapatilir. Daha sonra isgal kuvvetleri icin futbolda utanc dolu yillar Fenerbahce icin Turk milletinin onuru ve gururu olma savasi baslar.

İsgal kuvvetleri ile “50 mac yapmis, bunlardan 41 ni kazanip 4 macta berabere kalmis, sadece 5 macta yenilmistir attigi 193 gole karsilik 47 gol yemistir.” Artik Kurtulus Savasinda Fenerbahce sahada da en on saftadir. Anadoluda ki isgale direnisin sembolu İstanbulda Fenerbahce olur... Tipki Kaptan Galip’in dedigi gibi “Bu vatan bizimdir”...

 

Ali KUTAY


Tarih: 07:32, 12/4/2006 Kategori: Fenerbahce
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı


<- Geriye dönebilirsiniz | Bu sevda bitmez devam ediniz ->