Varsın yıkılsın, varsın yarılsın yeryüzü… Varsın bitsin, isterse sönsün güneş ve kopsun kıyamet… Ne gam, ne keder yüreğimde senin sevdan yeter bana … Öylesine saf, lekesiz, tertemiz… Sadece seni sevdim ben olduğun gibi Fenerbahçe diyerek…
Anlamsız olsun her şey, karalar bağlasın. Umutsuzluk dolaşsın bütün insanoğlunun hayallerinde, salgın hastalıklar gibi karanlıklar bassın bütün dünyayı… Senin sevdan alır götürür beni bu gökyüzünden ötelere… Yaşamı seninle görmüşüm. Hayatı seninle tanımışım. Varsın gülsün dünya alem bana, ben bütün bir ömrü Fenerbahçeli yaşamışım.
O gitsin, bu kalsın, şu gelsin, yok sistem, mistem iş değil arkadaşım…Taraftar olduğunu bileceksin. Asıl görevin ne senin bileceksin…
Sigma’dan yedi yediğinde de Fenerbahçe forman ile sokakta dolaşabiliyorsan Fenerbahçelisin… Peşkeş stadında beş yerken bile kaldırıp da yumruğunu havaya “Fenerbahçem benim biricik sevgilim, söyle senden başka kimim var” diye haykırabiliyorsan Fenerbahçelisin… Şampiyonluğu son maçta kaybedip mezara girdiğini yaşarken görüp de “Teslim olmuyorum Ulan! Asıl siz teslim olun. Ben Fenerbahçeliyim” diyebiliyorsan Fenerbahçelisin… Yok diyemiyorsan senin gibi Beşiktaşlısı da, Galatasaraylısı da çok bu memleketin… Farkında değil misin bizim gibi sevdalısı yok olmayacak da bu ülkenin… Çünkü Fenerbahçeli şarkısını yürekten söyler. Sadece sevindiğinde değil…Sadece bir kupa kaldırdığında değil…
Mecbursun arkadaşım bu sevdaya madem ki Fenerbahçelisin mecbursun bu sevdaya… Böylesine deli gibi, bir kor ateş gibi yanmaya, “İnadına Fenerbahçe” diye haykırmaya… Bir Fenerbahçeli asla seyirci olamaz. Çünkü Fenerbahçeli şarkısını yürekten söyler. En kötü zamanlarında bile acısını yüreğine gömüp, gözyaşını içine akıtıp her zaman ve her yerde dimdik kalkıp haykırır. “Yenilsen de yensen de taraftarım senle, Üzüntünle sevincinle seninle birlikte”
|