Kundaklayın içinizdeki Fenerbahçe Sevdasını…
Her köşe başı kara mizah üstatlarıyla dolmuş. Meğer ne kadar çok şu futbolu bilen varmış. Ne kadar çok Bay Bilmiş. Üstelik "Türkiye de ne kadar çok futbolsever o kadar çok spor yorumcusu var" diye insanları cahil cühela edip kendilerini övmezler mi? Ağır geliyor işte bizim gibi densizlere, sözün nerede başlayıp nerede bittiğini bilmezlere…
Oysa birçok Fenerbahçeli için futbol, teknik, taktik, istatistik veya analiz değildir. Farkında değiller ama Fenerbahçeli her yenilgi de daha çok sever Fenerbahçesini… İşte böyle akşamlarda Fenerbahçeli gözyaşları akarken formasına aslında dökülenler Prometheus’un gözyaşlarıdır. Fenerbahçeli gözyaşlarıyla sulayarak büyütür yüreğinde ki sevdasını. Tıpkı mitolojide ki tanrılara karşı en zor koşullarda bile boyun eğmeyen direnen bir Prometheus gibi dayanır Fenerbahçeli ve sırf bu yüzden hiçbir zaman Türk futbolunun tanrıları onu affetmezler. O da hiç kimseden af dilemez. Kayırılma beklemez.
Yaşı ne olursa olsun, kim olursa olsun bir Fenerbahçeli sarı laciverdi yan yana gördüğünde içinde ki kıpırdanmayı hisseder. Sonra sahiplenme gelir bu benim. Bu benim Fenerbahçem. Çocuklar gibi sevinç içinde sevgisini sunar o renklere. Öyle saf ve tertemiz bir sevgidir ki bu aslında hayatı boyunca sevgilisini bile öyle sevmemiştir.
Rakibi kim olursa olsun Fenerbahçelinin stada giderken yüreği çırpınan kuş gibidir. Ve bilir ki o birkaç saat sonra kopacak fırtınanın bir parçası olacaktır. Nikaragua Hukuk Fakültesinde yazılan “Sic itur ad astra” aslında onun için yazılmıştır. Bilir ki girdiği “O kapılardan yıldızlara çıkacaktır.”
Luciano formasına secde ederken seken topları, çapraz koşuları düşünmez. Tuncay sizi duyamıyorum derken top kayıpları unutulmuştur. Appiah haksız verilen bir faul sonrası topu ısırırken dar alanda üçgenler, uzun toplar çok da anlamlı değildir. Serkan’ın gözyaşlarını gördüğünde isabetli ortaları düşünmez. Efendim Brezilya ekolü, Alman ekolü, İtalyan’ın savunmaya dayalı oyunu sonraki işlerdir. Yeryüzündeki bütün sistemlerin yıkılması için bir Alex yeter. Nobre uzatırken kafasını çivili kramponların altına onun duran top masalları zerre umurunda değildir. Bilir gol olduğunda kendinden geçecek ruh halindedir. Sarıldığının kim olduğu, kıyafetinin ne olduğu, ne iş yaptığı önemli değildir. Sadece Fenerbahçelidir ve o kardeşidir. Öyle bilir. Öyle görür. Öyle sarılır.
Fenerbahçe sadece futbol değildir. Fenerbahçeli sadece futbolsever değildir. Onun sevdası bir kor ateştir. Phoenix’in 21 nci yüzyılda ki dirilişidir Fenerbahçe. Küllendi dediğiniz an da bir efsane olur küllerinden yeniden doğar. Bitti dediğiniz an da cehennem sıcağı olur yeniden yakar. Fenerbahçeli takım tutmaz çünkü Fenerbahçe tutulamaz. Tanımsızdır Fenerbahçe kelimesi anlamlarla ifade edilemez. Üstüne yüklenilen hiçbir anlamı da kabul etmez, taşımaz. İşte tarif edilemediği için bu kadar ulaşılmazdır Fenerbahçe.
Fenerbahçe’yi seyreden Fenerbahçeli için öyle zaman olur ki nefes almak unutulur. Kimi zaman ise yaşamak… Bazı günlerde ise ruh bedenini terk eder maçın bitiminde yaşananlar hatırlanamayacak kadar belirsizleşir. Geride ise sadece tatlı bir huzur kalmıştır.
O saatten sonra futbol mu? Yorum mu? Hani Sokrates demiş ya “Bir şey biliyorsam o da hiç bir şey bilmediğimdir.” Alex koşmamış. Ümit isabetli orta yapamamış. Marco-Appiah çok top kaybı yapmış. Tuncay ayağında topu çok tutmuş. Luciano-Önder adam kaçırmış. Anelka tam randıman oynamamış. Volkan-Rüştü hatalı gol yemiş. Serkan kademe hatası yapmış. Nobre çok gol kaçırmış. Servet ağırmış. Semih çok yedek kalmış. Yozgatlı istenen performansı verememiş. Olcan ilk onbirde çıkmayınca fayda sağlayamamış. Kemal bir türlü yararlı olamamış. Daum takımı iyi yönetememiş. Takımda sistem yokmuş. Fenerbahçe kötü oynamış. İki senedir bizim mahallenin takımı Şampiyon olmuş, o kadar golü de babam atmış. Kusura bakmayın son cümle yazının akışını bozdu ve galiba biraz yanlış oldu . (Gerçi 40 yıldır medyaoyunun yanlışlarına o kadar alıştık ki bir kerede biz yaparsak kıyamet kopmaz değil mi? Nerede kalmıştık.) Bir şey biliyorsam köşe başlarını tutanların Fenerbahçe ve Fenerbahçeliliğin ne olduğu hakkında hiç bir şey bilmedikleridir.
Bulaşıcı bir hastalıktır Fenerbahçelilik. Bir kere yüreğinize bulaştı mı yüreğinizi söküp atamazsınız. Dünyanın neresinde olursanız olun onu çocuklarınıza aldığınız gibi tertemiz verebilmek için bir kutsal emanet gibi taşırsınız. Hiçbir zaman onsuz yaşayamazsınız. İçinizde yanan ateşi ne kadar unutmak isterseniz isteyin. Ne kadar olgun ve mantıklı olursanız olun. Kaç yaşında olursanız olun. Ne zaman ki yüreğinizde ki sevdaya dokunup içinizi acıttılar mı? İşte o zaman yüreğinizde o kıyamet kopar. Yüreğinize o ateş ilk kez düşmüş gibi Sevdanıza yeniden yanarsınız. İçinizdeki o Fenerbahçe Sevdası fırtına olur içini acıtanı boğar.
Sahi bugün sizin içiniz acımıyor mu? Kundaklayın o zaman içinizdeki Fenerbahçe Sevdasını…
Ali KUTAY
|
Tarih: , 4/4/2006 |
Yorum yaz |
Fenerbahçe, insanın karnını değil ruhunu doyurur...
Ne tuhaftır ki biz asıl "Bunlar boş iş" muhabetlerini yıllar öncelerinde aştık. Galiba zaten aramızda ki fark burada gizli... Biz şimdi sevdamızın yangınındayız. Fenerbahçe "Çocuklarına gelecek sağlayacak mı?" O da tuhaf bir soru ve bu Soruya haddim olmayarak şu soruyla cevap vereceğim. Oy verdiğiniz parti veya siyasi görüşünüz çocuklarınıza o geleceği sağlayacak mı? Bugüne kadar sağladı mı? O zaman niye oy veriyorsunuz? Niye o siyasi görüşü savunuyorsunuz. Abukça sabukça bir yaklaşım oldu değil mi? Duyguların tarifi olsaydı insanlar krşı cinsi neden sevdiklerini bir gülüşüyle mutlu olduklarını terkedilmeyle nasıl acı çektiklerini açıklarlardı. Son olarak bugüne kadar neyi değiştirebildiniz ama biz sevmesini öğrendik ve Fenerbahçemizi değiştirdik. Keşke bunu anlayabilseydiniz ya da ben anlatabilseydim. Şimdi;
Bizim için Allahım ne olur biraz daha Fenerbahçe,
Çocuklarımız için sonsuza kadar yaşa Fenerbahçe...
Saygılar
SAKURA
Düzenleyen alikutay gün: 11/4/2006 saat: 08:00 |
Yazan: SAKURA Tarih: , 11/4/2006 |
Bağlantı |
|
fenerbahçeli olmak demek
| hayatın boyunca avrupada ikinci tura cıkamamak Türkiye kupasını alamamak ve başkalarının ceplerindeki paraları kendi paranmış gibi anlatarak bundan gurur duymak olm bizde para kimse yok istediğimizi alırız komik fenerbahçe duran iki topa vurupta gol olacak diye 90 dakika boyunca sogukkta bekleyen çocuklarınıza yazık hala geçmişteki yenmişliklerle avunmak fenerbahçenin şanlı tarihi fenerbahçenin parası bırak bunları sen fenerbahçeli olduğun için fenerbahçe yada galatasaray yada beşiktaş senin çocuklarına gelecekmi bırakcak aş bunları artık aş |
Yazan: bülbül ötüşlü kanarya Tarih: , 4/4/2006 |
Bağlantı |
|
|