SAKURA

Ali KUTAY

Maksat Fener'e Gol Olmasın!...



Bağlantılarım


» Ana Sayfa
» Profilim
» Site Haritası

Diğer Bloglarım


» Fenerbahçe
» Ali KUTAY
» SAKURA
Mail Listemize Üye Olun
Mail List Fenerbahçe


100 ncü Yıl Marşı Kıraç






Yazılar


» Bir baba hindi
» Bir şarkısın sen
» Mediha
» Fenerbahçe Forması
» 1985 Kan Gölü -1-
» 1985 Kan Gölü -2-
» 1985 Kan Gölü -3-
» Yoğurtçu Parkı
» Başarı ve Zeka
» Bütün Yazılar


MP3 ler


» Fenerbahçe Marş ve Şarkıları(mp3)
» Fenerbahçe Tezahüratları(mp3)
» İnanın Çocuklar mp3




Video ve Klipler


» 2005-2006 Klipler
» Bir baba hindi
» Video ve Klipler
» 2005-2006 En Güzel Goller
» Hakem Hataları




Wallpaper


» Duvar Kağıtları (1)
» Duvar Kağıtları (2)



Fenerbahçeli Yurtsever Yazılar


» Yazmasam olmazdı
» Asla Unutmayacağız
» Cumhuriyeti Sevmek
» Davul
» Eskiden Fenerbahçe






      SAKURA






























 
 

Sarı-Lacivert Bayrak

 
 
O gün hepsi okulun bahçesinde toplandılar. Okulun bahçe duvarlarına resim yapacaklardı. Başlarında öğretmenleri vardı. Hepsinin eline birer fırça verdi ve boya kutularının başına geçti.

- Çocuklar bugün okulumuzun bahçe duvarlarını boyacağız. Kutularda ki yağlı boya torbalardaki ise toprak boya… Yağlı boyayı üstünüze bulaştırmayın çıkmaz. Yağlı boyaları özellikle resmi iyi olan arkadaşlarımız kullansınlar çünkü yağlı boyanın silinmesi daha zor. Resmi kötü olan arkadaşlarımız ise daha çabuk silineceğinden tekrar güzel resim yapabilmek için toprak boyayı kullansınlar. Önce yapacağınız resmi tebeşirle çizeceğiz sonra içini boyayacağız.

Çocuklar itaatkâr bir tavırla dikkatle dinledikleri öğretmenlerine hep bir ağızdan, “Peki Öğretmenim” dediler ve bahçe duvarının önünde saf tuttular herkes duvarın bir parçasını aldı ve tebeşirlerle duvarı çizmeye başladılar. Kimi fil resmi yapıyordu. Kimi çiçek, kimi araba… Arada bir birbirlerinin resimlerine bakıyorlar ve hayranlıkla ya “Çok güzel olmuş” ya da arkadaşlarının çiziktirdiği bir şeye benzetemediklerine de “bu ne” gibi sorular soruyor fikirler yürütüyor, yorumlar yapıyorlardı. Nedense hiçbiri toprak boyaya el sürmemişti. Bütün hepsi güzel resim yaptığına inanıyordu.

Mehmet’te bahçe duvarının kendisine düşen parçasındaydı. İlkin duvara kendini çizdi. Biraz çöp adama benzemişti ama olsun duvara çizdiği oydu. Kendisiydi ve bu onun resmiydi. O yapmıştı. Güzelce yağlı boyayla üzerinden geçti. Geriye çekildi. Aynaya bakar gibi bir ressam edasıyla uzaktan kendi resmine bir daha baktı. Oydu işte, ne kadar da çok kendisine benziyordu. Sonra sağ eline bir bayrak resmi yaptı. Öğretmenin etkisi uzun sürmez dediği toprak boyadan lacivert ve sariyi aldı. Bayrağını sarı-lacivert boyayla boyadı.

İki saat sonra okulun bahçe duvarı o çocuksu cıvıltılarla birlikte bir renk cümbüşü olmuştu. Öğretmen çocuklarla beraber herkesin resminin önünde duruyor. Bazen övgü dolu sözlerle bazen bu küçük insanların resimleriyle neler anlatmaya çalıştığını anlamaya çalışarak yorumlar yapıyordu. Çocukların tamamı yaptıkları resimlerin güzel olduğuna inandıklarından veya iyi resim yaptıklarını düşündüklerinden yağlı boya kullanmışlardı. Bir tek Mehmet'in yaptığı Fenerbahçe bayrağında toprak boya vardı... Öğretmen Mehmet’e;

- Sen ne yaptın Mehmet diye sordu. Mehmet öğretmenin sorusunu,

- Bu resimde ki benim öğretmenim. Bu da benim Fenerbahçe bayrağım diye yanıtladı. Öğretmen öğrencisinin resmini takdir ederken hem de şaka yollu bir ifadeyle;

- Bayrağı toprak boya yaptığın iyi olmuş belki ileride başka bir bayrak resmi yapmak istersin... Mehmet öğretmenin bu yorumuna cevap vermedi.

Hafta arası yağan yağmur Mehmet’in Fenerbahçe bayrağının toprak boyasını akıttı, sildi götürdü. Diğer çocukların yağlı boya resimlerinde ki parlaklığı da soldurdu.

Pazartesi okulun ilk günüydü çocuklar andımız ve İstiklal Marşı okumak için okulun bahçesinde toplanmışlardı. Herkes bahçe duvarında diğer solan resimlerin arasında pırıl pırıl parıldayan Mehmet’in sarı-lacivert Fenerbahçe bayrağına bakıyordu. Mehmet ondan sonraki her hafta sonunda da sarı-lacivert bayrağını toprak boyayla boyadı.

Okulun son zamanlarıydı artık yaz tatili yaklaşıyordu. O hafta sonu yine Mehmet sarı lacivert boyalarını aldı. Okulun bahçesine koştu. Yediği dondurmalardan üşütmüş bir hafta hasta yatmış okula gitmemişti fakat hafta sonu iyileşmişti. Okulun bahçesinde bu sefer onu bir sürpriz bekliyordu. Sınıf arkadaşı Ahmet hafta arası okula gelmeyen Mehmet’in bayrağı boyamaya hasta olduğundan gelemeyeceğini düşünmüş ve onun yerine Fenerbahçe bayrağını boyuyordu.

Neredeyse o bahçe duvarındaki bütün resimler silinmiş dökülmüştü hatta Mehmet'in resmi bile ama o bayrak o duvardan hiç inmemişti. Hiç silinmemişti. O bayrağı boyayan birileri mutlaka vardı.
 
Ali KUTAY

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Tarih: 21:50, 3/4/2006
Yorum yaz

fenerbahçe

türkiyenin 4 bir yanı sarı lacivertlilerle dolu.1 gün herkes beşiktaşlı 1 gün herkes galatasarayla ama diğer günler herkes fenerbahçeli olcak

Yazan: sergen Tarih: 2006-06-22 19:43:00, 2006-06-22 19:43:00

Bağlantı

mütüş bir hikaye

mütiş bir hikâye arkadaş

Yazan: isimsiz Tarih: 2006-05-17 15:48:19, 2006-05-17 15:48:19

Bağlantı


<- Geriye dönebilirsiniz | Bu sevda bitmez devam ediniz ->