SAKURA

Ali KUTAY

Maksat Fener'e Gol Olmasın!...



Bağlantılarım


» Ana Sayfa
» Profilim
» Site Haritası

Diğer Bloglarım


» Fenerbahçe
» Ali KUTAY
» SAKURA
Mail Listemize Üye Olun
Mail List Fenerbahçe


100 ncü Yıl Marşı Kıraç






Yazılar


» Bir baba hindi
» Bir şarkısın sen
» Mediha
» Fenerbahçe Forması
» 1985 Kan Gölü -1-
» 1985 Kan Gölü -2-
» 1985 Kan Gölü -3-
» Yoğurtçu Parkı
» Başarı ve Zeka
» Bütün Yazılar


MP3 ler


» Fenerbahçe Marş ve Şarkıları(mp3)
» Fenerbahçe Tezahüratları(mp3)
» İnanın Çocuklar mp3




Video ve Klipler


» 2005-2006 Klipler
» Bir baba hindi
» Video ve Klipler
» 2005-2006 En Güzel Goller
» Hakem Hataları




Wallpaper


» Duvar Kağıtları (1)
» Duvar Kağıtları (2)



Fenerbahçeli Yurtsever Yazılar


» Yazmasam olmazdı
» Asla Unutmayacağız
» Cumhuriyeti Sevmek
» Davul
» Eskiden Fenerbahçe






      SAKURA






























 
 

Alt Tarafı Galatasaray...

 

 


Tarih: 23:35, 9/12/2007
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Kral değil asıl Kraliçe çıplak…

 

Konuya  XI. yüzyıl İngiltere’sinin Coventry eyaletinde geçen bir çok kişinin bildiği bir öyküyle başlamak istiyorum. Coventry halkı, Lord Leofrei'nin koyduğu vergiler yüzünden yokluk ve sefalet içindedir.

 

Lord'un eşi Leydi Godivo, halkın bu durumuna çok üzülmekte ve vergilerin kaldırılması için sürekli eşine yalvarmaktadır. Lord Leofrie eşinin bu yalvarmalarından bunalmıştır. Bir gün dayanamaz ve öfkeyle “Madem ki bu kadar çok istiyorsun vergileri kaldırmamı, bir şartım var. Anadan doğma çırılçıplak kalacaksın ve bir ata binerek kenti bir baştan bir başa dolaşacaksın” der.

 

Bırakın sınıf farklılığının en üst düzeyde olduğu XI nci yüzyıl İngiltere’sinde bir Leydi’nin çırılçıplak halkın arasında dolaşmasını bugün günümüzde böyle bir olayın yaşanmasının ne demek olduğu  sürülen şartın imkânsızlığını daha da iyi açıklayacaktır.

 

Halkı ezen vergilerin kaldırılması için eşine bu koşulu süren Lord. Aslında eşinin bu şartı asla yerine getiremeyeceğine inanmaktadır. Kendince sorunu çözmüştür Leydi bu şartı kabul etmeyecek ve bu vergiler indirilsin diye yaptığı sürekli yalvarmalar bitecektir.

 

Oysa Leydi Godiva bu şarta “Tamam” der. “Teklifini kabul ediyorum, ama sen de sözünde duracak, vergileri kaldıracaksın”

 

Bu olayın sonu ise tarihe şöyle geçer “Leydi Godiva, çırılçıplak bindiği atıyla tüm kenti dolaştı. Coventry halkı ise bu olay karşısında iş yerlerini kapattılar, sokakta dolaşmayı bıraktılar, kendi evlerine girdiler ve evlerinin pencerelerinin kepenklerini kapadılar. İçlerinden bir teki bile ödedikleri vergileri azalsın diye anadan doğma at sırtında kenti dolaşan Leydi Godiva'sına bakmadı.”

 

Dün Fenerbahçe 2 yıldır üst üste İtalya’da Şampiyon olmuş dünya devi İnter’i yendi diyor herkes. Neredeyse hangi takımı tutarsa tutsun üst düzey futboldan mutlu mücadeleden bütün Türk futbolseverleri mutlu oldu. Hani beklenmedik bir başarı gibi görüldü her şey. Bugün ki gazeteler de çarşaf çarşaf destanlar yazılıyor. Sahada oynayan futbolculara methiyeler düzenlerden övgünün abartısını kaçıranlar var. Rize maçından sonra unutulan bazı konular yeni geliyor akla Fenerbahçe Avrupa Kupası Maçlarında Kadıköy’de arka arkaya 8 maçtır yenilmiyor. 2007 yılında oynadığı hiçbir Avrupa Kupası Maçında yenilmedi. Son 3 maçtır gol yemedi v.s.

 

Oysa daha ilk 5 dakika da ŞL gibi bir organizasyonda oynayan ama iki kere orta yapamayan Önder ile kornerde altı pasta boşa çıkan Volkan’ın birbirine bıraktığı topu Ibrahimovic gol yapsaydı ne olacaktı? Ya kaçırılan pozisyonlar Rize maçında girilen ve kaçırılan pozisyonlardan ne farkı vardı? Hele maçın son 5 dakikası sırf vakit geçirmek için dağa taşa vurulan şişirilen toplar. İtiraf etmek lazım RC gibi 108 kere ŞL de oynamış bir oyuncu bile galibiyet gidecek korkusuyla topu neredeyse stad dışına dikti? Mesele öz güven ise o son 5 dakikaya çare bulmak lazım. Bir galibiyetle değil her zaman heryerde en büyük olduğunu bilmek lazım. Galip giderken taraftar olarak ben o son 5 dakika maçın öyle biteceğine emin olmalıyım. Özellikle bir de motivasyon konusu var ki değme gitsin… Şimdi Pazar günü Bursa ile oynayınca takımın motivasyonu kaybolacak öyle mi? O zaman fısıldayın kulağına bizim çocukların o Bursa değil Celtic sakın aman aldanmayın ha diye…

  

Gönül isterdi ki Fenerbahçe eleştirilecekse bir Rize, bir Büyükşehir, bir Oftaş maçından sonra değil bu maçtan sonra eleştirilsin. Çünkü bu sezon Fenerbahçe sadece 3 maç kendi ayarında takımlarla oynadı. Ve bu takımların hiçbirinden gol yemedi. Defansı, orta sahası hata yapmadı mı? Yaptı. Forveti zayıf kalmadı mı? Kaldı. Eğer gerçekten eleştiri samimi olacaksa böylesine maçlardan sonra yapılmalı ama bizim basınımızın veya onun yazdıklarıyla eleştiriyorum diyenlere bakıyorsun yok Anderchlet eski gücünde değil, yok İnter eksikti diyerek Fenerbahçe’nin galibiyetlerine çamur sürmek derdindeler. Ama bu takım eleştirilecekse işte bu zamanda eleştirilmeli özellikle ligde alınan bir beraberlik ve yenilgi sonrası taraftarın asıl desteğine ihtiyacı olduğu zaman değil.

 

Yoksa tıpkı zalim Lord’un zulmüne karşı duran Leydi Godiva gibi en olmadık zamanlarda “Ne olacak bu Fener’in Hali” diye eleştirenlerin karşısına “Hep Destek Tam Destek” diye çıkacak biri bulunur diye bekliyoruz. Gerçi düşününce acaba Leydi Godiva bu zamanda sokaklarda dolaşsaydı kepenk kapatır mıydık kaptmaz mıydık orası da bir muamma ya...


Tarih: 22:33, 20/9/2007
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı


<- Geriye dönebilirsiniz | Bu sevda bitmez devam ediniz ->