Yine yıkılacaksın Sodom ve Gomere…
Her şey ne kadar güzel… Yüzyıllık derbi. Heyecan var. Ateş var. Pozisyon var değil mi? Hele fakir mazlum edebiyatının son senaryosu içli içli yazılıp oynanıyor. Osman Bey “Bu çocuklar ne zor şartlar altında buralara kadar geldiler. Her şey onların hakkı diyor”. Sanki ben değilim okuyan 3 gün önce gazete manşetlerini…”Kralın gözyaşları hakemi de yendik” diye atan…

Sanki ben değilim Ankaragücü maçında Kaptanın kafasına atılan cep telefonunun fotoğrafını gören… Ben değilim Deniz Barış'ın oynayamaz kararını maçtan 2 saat önce bildiren... Ben değilim Diyarbakırspor kalecisinin yapmadığı faulle Necati'nin kendini attığını gören... Ben değilim 15 dakika da iki penaltının nasıl verildiğini gören... Ben değilim fikstürün bir an da nasıl değiştirildiğini gören… Hiçbiri değilim ben. Bu Sodom ve Gomere’ yi göremeyecek kadar salağım ben.
Çürümüş satırlarınızın arasında futbol analizleri. Fenerbahçe bastırıyor. Efendim Galatasaraylılar ilk golü çıkarmak için çok gayret sarf ettiler. O yüzden yoruldular. Fenerbahçeliler kendi sahalarından çıkamadılar. Tuncay da olmadı ya Alex’in ki olsaydı ne olacaktı. Her şey bir tesadüftü aslında öylesine bir futbol. Fenerbahçe orta sahası da, sahaya atılanlar da her şey bir rüyaydı. Ne oldu? Yıkılıverdi hayaller. Yıkılıverdi inançlar.

Oysa ne güzeldi verilen poh pohlar. En aslan takım. En centilmen. En hırslı. En azimli. En mükemmel. Tanrının tokadı yok öyle bir adalet ki hem yendiler hem elendiler. Fenerbahçe’yi yenebilecek kadar güçlüydüler ama nedense turu geçebilecek kadar değil… Fair play ödülünü alacak kadar centilmendiler ama sahaya atılan rezilliği göremeyecek kadar kör. Hadi şimdi gurur duyun taraftarınızla… Hadi en mükemmel seyirci bizde deyin. Hadi teşekkür edin bu tribünleri dolduran Galatasaraylılara. Hadi bir ekran mikrobu olarak önleyin fanatizmi? Kendi gerinizi görmeden atın çamuru… Aha işte size Sodom aha işte size Gomere… Kulakların çınlasın Rahmetli Yakup Kadri mütareke yıllarındaki işgal ordusunun basını bile bugünkü QTM’ den daha delikanlı daha objektif idi.

Utanmıyorsunuz değil mi? Bunca yalan dolana. Hadi itiraf edin… Utanmıyorsunuz. Kalemlerinizde vicdanınızın zerresi kaldıysa diyeceğim ama patronlarınız ne derse olur değil mi?
Yarın öbür gün diyeceksiniz ki futbolcunun kaçırdığından ben mi sorumluyum. Ya da hocanın oynattığı taktikten? Ben doğru ne gördüysem yazdım. Sen değil misin taraflı yayınınla beni tahrik eden? Sen değil misin taraflı yorum yapan? İyiler her zaman kazanır diyor bir reklam. Öyle ya yenildik. Nedense turu biz geçtik…
Günler öncesinden yazdık bu satırları… Kimi arkadaşımın maillerinde dediği gibi belki uzundu diye okunmadı direk sildi. Kiminin ise ignore listesindeydik. Kimi ise yine ne yazdı bu adam diye öylesine bir baştan bir sona baktı. Şimdi yine yazıyorum. İnternetin, alternatif meydanının savaşçıları çıkarın klavyelerinizdeki kelimeleri gömdüğünüz yerden. Bugün susmak Fenerbahçe’ye ihanettir. Neler yapabileceğimizi biz 2000-2001 de gördük. Ne para için yazan kalemşörlere ne de kartel patronlarının yalakalarına ihtiyacımız var. Biz bize yeteriz. Sabahın altısında yüzme havuzuna antremana oradan da okula gidip bu kulübün adını yaşatan çocuklar için kundaklayın içinizdeki Fenerbahçe Sevdasını…
Fenerbahçe için internette Don Kişot olun. Tribünlerde susmayan taraftar olun. Kulüpte sırtında taş taşıyan amele olun. Ama bu yangın sarsın yüreğinizi… Görün yüreğimizde ki yangını alın o ateşi ama hiç olmazsa bir kelime, bir satırınız düşsünün ekranlarımıza, mailing listlere… Fenerbahçe’yi kötüleyen Fenerbahçelileri gelecek yüzyılda unutsanız da, bir devri kapatıp bir devri açmanın şerefini onurunu yaşayın ama biz bilelim ki bu şeref, bu onur sadece size kalsın…
Tribünde omuz omuza durduklarım. Fenerbahçe şarkılarıyla kendimizden geçtiklerim. Yurtdışından şiir dökenlerim. Fenerbahçe için bir satırla kendinden geçenlerim. Sevdasının kavgasında olanlar düşmeyin sevdanızla kavgaya. Gün birlik günü gelin durun sizde yanımızda… Onların medyası varsa bizim de sevdamız var. Onların parası varsa bizim yüreğimiz. Hangi para satın alır bu sevdayı… Yakın yeniden yüreğinizde sevda ateşini çünkü yine yıkılacak Sodom, yine yıkılacak Gomere ve Fenerbahçe sevdalıların ateşiyle yeniden yine yıkanarak yepyeni bir güneş doğacak. Karanlığı boğacak şafak sizsiniz. Eliniz kolunuz bağlıysa “Çaresizseniz, Çare sizsiniz”.
Biz burada Gülhane Parkındayız. Aydınlığın karanlığa savaşında, aydınlıktan yana tarafta ve inadına inattayız.
Bizim için Allah’ım ne olur biraz daha Fenerbahçe… Gelecek nesiller için Sonsuza Kadar Yaşa Fenerbahçe…
Ali KUTAY |
|
Tarih: 18:30, 12/4/2006 Kategori: Fenerbahce |
Yorum yaz |
FENERBAHÇE AŞKI
| YÜREĞİNE SAĞLIKKK |
Yazan: isimsiz Tarih: 2008-05-01 11:05:02, 2008-05-01 11:05:02 |
Bağlantı |
|
fenerbahçe aşkı bu
| valla süper yaaa kendimden geçtim okurken bu kadar güzel mi anlatılır fenerbahçe sevgisi helal olsun |
Yazan: isimsiz Tarih: 2006-05-19 13:07:12, 2006-05-19 13:07:12 |
Bağlantı |
|
Budur
Yemin ederim okurken kendimi dünya klasiklerini okur gibi hissettim.
Hissettiklerimiz ve yaşadıklarımız bu kadar güzel anlatılabilirdi... |
Yazan: yahyabag Tarih: 2006-05-14 00:05:56, 2006-05-14 00:05:56 |
Bağlantı |
|
|